Perşembe, Nisan 26, 2012 | By: VOLKAN YÜCEL

Sherlock Holmes: A Game of Shadows (2011) (Robert Downey JR. - Jude Law)

Sinemada izlemek için can attığım Sherlock Holmes filminin ikincisi olan "A Game of Shadows"u maalesef yaşadığım şehirde sinemaların getirmemesi sebebiyle izleyemedim. Mecburen süren bekleyiş geçtiğimiz günlerde filmin DVD'sinin çıkmasıyla sona erdi ve ben filmi çıkışının ikinci gününde izledim. İlk filmde hayranlık uyandıran Sherlock Holmes şimdiye kadar defalarca filmlere ve dizilere konu oldu. Sir Arthur Conan Doyle'un eserleri ile hayata gelen Sherlock karakteri 2011 yapımı filminin dışında ayrıca çok da güzel bir dizi ile aynı zamanda devam etmekte. Yazıyı okuyanlar yanlış anlamasın dizi ve film ayrı ekiplerce ve senaryolar ile çekiliyor.





Dizi olarak devam eden Sherlock kendi izleyici kitlesine sahip artık ve bunun yanı sıra kendine özgü uzun metraj yapımı ile sezonda 3 bölüm oynaya Sherlock dizisini izlemenizi de tavsiye ederim. Neyse konumuz olan filme dönelim... Filmimizde Sherlock Holmes karakterini yine Robert Downey JR. üstlenirken, Dr. John Watson karakteri tekrar Jude Law ile hayat bulmuş. Sherlock ilk filmde ikinci filmin kötü adamı olacağı anlaşılan, dünya savaşı çıkarmak için aynen kendisi gibi zeki biri olan Pr. James Moriarty ile amansız mücadeleye girişir.

İlk filmdeki kadroya iyi oyuncuların katkısıyla ikinci filmi çeken yönetmen Guy Ritchie yine gayet başarılı bir performans ortaya koyuyor. Ama tabiki Sherlock karakterinin tüm öğelerini barındıran oyunculuğu ile Robert Downey JR. filmde çok başarılı bir iş ortaya koyuyor.

Dr. Watson(Jude Law) ve Sherlock Holmes(Robert Downey JR.)
Gölge Oyunları filminde kahramanımız Sherlock İngiltere'ye sığmayıp, Fransa, Almanya ve İsviçre'ye de uğrar. Dr. John Watson filmimizin açılış sahnesinden sonra evlilik hazırlıklarına başlar. Düğün sırasında kendisinden yardım istediği Sherlock'un ise evlilik öncesi yapılacak olan partide başka planları vardır. Dr. Watson'un sağdıçlığını yapan Sherlock'u hiç beklemediği bir yerden vuran James Moriarty için çalışmalara başlar. Dr. Watson balayı için bir tren yolculuğu yapar ve aksiyon kokan filmimizde akıl oyunları başlar. James Moriarty'nin dünyada bir savaş başlatmak için yaptığı planları engellemek için ekürisi ve Sherlock macera içinde yolculuklar yaparlar. Tüm bunlar yaşanırken bir yandan da Sherlock ve Dr. Watson arasındaki dostluk defalarca kez sınanacaktır.






Mycroft Holmes (Stephen Fry)
A Game of Shadows filmi içerisinde belki Sherlock'dan sonra en büyük karakterlerden olan Irene Adler şok bir ölümle filmden ayrılsa da filme farklı bir renk katan, Sherlock Holmes kitaplarının da önemli karakterlerinden Mycroft Holmes filme çok değişik bir hava katmış. Hatta açıkcası filmde yeni bulduğum bu karakter beni çok mutlu etti. Bunların yanı sıra yeni karakterimiz falcı Madam Simza Heron rolündeki Naomi Rapace ile yine başarılı bir iş çıkarıldığını kanıtlıyor. James Moriarty rolündeki Jared Hares'de filmde gayet başarılı bir performans ortaya koyuyor. Bütün bu oyunculuklar düşünüldüğünde konusu zaten sıkıcı olmayan filmimiz iyi oyunculuklarla süslenince elde ettiği başarı hiçde abartılı değil. 125 milyon $'lık bütçesi ile açılış haftasında 3307 gösterimi yapılan film, yine sadece ilk hafta yaklaşık 188 milyon $ gişe hasılatı elde etti. Üstelik bu rakamlar sadece Amerika sınırları içerisindeki rakamlar neredeyse dünyanın tüm ülkelerinde gösterime giren filmin yakaladığı başarı takdire şayan...

Prof. James Moriarty (Jared Harris)
Film esas itibariyle izlenilesi bir film. İnsanı sıkmayan yapısı ile iyi bir film görüntüsü veriyor. imdb.com da 7.8 gibi yüksek bir puan alan Sherlock Holmes: A Game of Shadows filmi yaptığı final ile de bir soru işareti bırakıyor kafalarda. Sir A. C. Doyle, Sherlock karakterini yazmaktan sıkıldığında Son Soruşturma adlı kitabında Sherlock'un öldürmüş ve seriyi bitirmişti. Ancak okurdan gelen tepkiler üzerinde dahiyani bir geri dönüş ile seriyi devam ettiren Doyle'dan esinlenen Guy Ritchie bu filmin finalinde de bir soru işareti mi bırakıyor düşünmeden edemiyorum. Sherlock'un filmin sonunda insanları üzen, arkasından mutlu eden görüntüleri filme ayrı bir tat katmış bence.

Filmin iyi olduğunu düşünsem bile aklıma gelen ilk şey İngiltere'den çıkan iki karakter olan James Bond ve Sherlock arasındaki benzerlik oluyor. Sherlock sanayileşme çağının başlarında geçen zeki, umursamaz ama asla vazgeçmeyen yapısı ile, modern teknolojik çağı anlatan yine aynı şekilde zekası, umursamaz ve asla vazgeçmeyen Bond karakteri arasında pek fark göremiyorum. Bu iki karakter arasındaki tek fark sanırım James Bond'un hükümet tarafından resmen görevlendirilmiş son teknoloji aletleri kullanması. Sherlock ise akıl oyunları ile maceralarına yön vermekte. Ian Flemming ve A. Conan Doyle'un kitaplarındaki benzerlik incelenirse daha iyi sonuçlar çıkarılabilir bu konuda.

Filmin Fragmanı

Filme verdiğim not: 8
IMDB.COM notu: 7.6

0 yorum:

Yorum Gönder

Bu Blogda Ara