Cuma, Ekim 26, 2012 | By: VOLKAN YÜCEL

Kablosuz Ağlar İnsana Zarar Verir mi?





Kablosuz ağlar cep telefonlarıyla başladı, Wi-Fi olarak da bilinen kablosuz şebekelerle devam ediyor… Pek çok kişi çoğunlukla bilimsel veriye dayanmadan bu sistemlerin sağlığa zarar verdiğini iddia ediyor. Hatta İngiltere gibi bazı ülkelerde sıhhi kaygılardan ötürü kablosuz şebekelerin ilk ve ortaöğretim kurumlarında kısıtlanması talep ediliyor. Peki hemen tüm dünyada süregiden bu tartışmalarda yanlış ve doğrular neler? Kablosuz internet ağları gerçekten tamamen zararsız mı? Buyrun soru ve yanıtlara:
Wi-fi (kablosuz bağlantı) ne anlama gelir?
Wi-fi, İngilizce’de Wireless Fidelity, kelimelerinin kısaltılmışıdır ve kablo olmadan radyo dalgalarıyla veri transferi sağlayan bir dizi iletişim standardına verilen addır. Bu standartlara uyumlu cihazlar (bilgisayar, cep telefonu, PDA) genişbant hızında internete kablosuz olarak bağlanabilir.
Nasıl çalışır?
Kablosuz veri alış verişi için belirli bir frekansta radyo dalgaları kullanır ki bu genişbant internet bağlantısı için 2.4 GHz’dir. Bu frekans mikrodalga fırınların, telsiz ev telefonlarının ve Bluetooth cihazlarının çalıştığı frekanstır. Kablosuz bağlantıda veriyi taşıyan radyo dalgaları non-ionising (iyonize etmeyen) şeklinde nitelendirilen bir tür yayılımdır (radyasyon). Bu yayılım türü aynı zamanda mikrodalga, kızılötesi ışık, mobil telefon ve görünür ışıktaki yayılım türüdür. X-ışınları gibi iyonize edici (ionising) yayılım (radyasyon) ise biyolojik dokulara zarar verebilir, hücrelerde DNA tahribatına yol açabilir. Kablosuz ağlarda kullanılan iyonize edici olmayan (non-ionising) radyasyon, atomları iyonize etmeye yetecek kadar enerji taşımazlar ve yüksek dozlarda maruz kalındığında dahi sadece atomları hızlandırıp ısınmaya yol açarlar. Mikrodalga fırınlar gıdaları işte bu şekilde ısıtır; yani yüksek oranda iyonize etmeyen radyasyon yollayarak gıda atomlarını hızlandırır ve ısınmalarını sağlar. Tipik bir mikrodalga fırının içindeki gıdaya yolladığı radyasyon, bir wi-fi ağındaki radyasyon yoğunluğunun yaklaşık 100,000 katıdır.
Wi-fi güvenliği konusunda ne gibi kaygılar var?
Bazı bilimadamları, düşük miktarda iyonize etmeyici radyasyonun bile kromozomlarda tahribata yol açabileceğini savunuyor. Ancak şu ana dek bunu doğrulayan herhangi bir bilimsel kanıt bulunamamış durumda.
Düşük düzeylerdeki radyasyonun atomları hareketlendirmenin ötesinde etkilerde bulunduğu, ısısal olmayan etkileşime neden olduğu konusunda spekülasyonlar var. Ancak bunun olası olduğunu ispatlayan bir bilimsel kanıt da bugüne dek elde edilebilmiş değil.
Kafatasları daha ince olduğu gerekçesiyle küçük çocukların cep telefonu kullanmamaları gerektiği iddiaları, ve dünyada bazı resmi kurumların bunu desteklemesi, wi-fi ağlar için de sağlık sorularının doğmasına yol açtı. İngiliz Sağlık Koruma Dairesi, wi-fi ağının bulunduğu bir alanda (ev, ofis, kafe, otel, havalimanı vs.) tam bir yıl boyunca oturan birinin maruz kalacağı toplam radyasyon, cep telefonuyla yapılan 20 dakikalık bir görüşme esnasında maruz kalınana eşit.
O zaman kablosuz (wi-fi) ağın yüzde 100 zararsız olduğunu söyleyebilir miyiz?
Bilimadamları, kablosuz bağlantının zararlı olduğuna ilişkin hiç bir kanıt olmaması durumu ile, bir şeyin yüzde 100 zararsız olduğunu söyleyebilme arasında fark olduğunu hatırlatıyor. Kablosuz bağlantının sağlığa zararlı olmadığını kanıtlamak için daha uzun ve detaylı incelemeye tabi tutulmasını isteyenler elbette bulunuyor. Ancak aynı bilimadamları ‘negatif’ olanı kanıtlamanın imkansızlığını da vurguluyor. Yani kablosuz ağın insan üzerinde sıfır etkiye sahip olduğunu kanıtlanmanın yolu yok. Ama başta dediğimiz gibi zararı olduğu da henüz kanıtlanabilmiş değil.
Tedbiri abartıp kablosuz ağ kullanmayı bırakmalı mıyız?
Dünya Sağlık Örgütü, düşük radyasyonlu (örn. genişbant internet) kablosuz ağlara uzun süre maruz kalmanın riskli olmadığını resmen açıklamış durumda. Ancak yine de küçük çocukların dizüstü bilgisayarlarını ‘diz üstünde’ değil masaya koyarak kullanmaları tavsiye ediliyor.

Bu Blogda Ara