Salı, Eylül 25, 2012 | By: Unknown

Ölmeden Önce Okunması Gereken Kitaplar - 2 (Trainspotting)

Mutlaka okunması gereken kitaplar diye bir seri yayınlamaya başlamıştım. Bu kitaplar bir siteden edindiğim ve okuduğum okunması gereken kitaplar listesinden alıntıdır. Ben genel anlamda değerlendirmelerini beğendiğim için burada sizlerle paylaşmaya başladım. Orada okuduğum kitapları burada paylaşmak istedim. Okumadıklarımı da okuyup beğenirsem listeye eklemeye devam edeceğim.

Bu kez tanıttığım kitap Irvine WELSH'in kitabı Trainspotting!

Trainspotting, dibe vurmaktan çekinmeyenlerin öyküsü. Kısa ve hayal kırıklıklarıyla dolu hayatların baştan kabulü… Trainspotting, şimdi ve her zaman, bir iş-bir eş-bir yuva masallarıyla doymaktansa hayatın gerçekleriyle aç kalmayı seçenlerin gün sonu özeti.


Resident Evil: Retribution (2012 - Milla JOVOVICH/ Sienna GUILLORY/ Michelle RODRIGUEZ)

Resident Evil ya da Türkiye'de çevrilen adıyla Ölümcül Deney seyrettiğim en güzel uyarlama film!
2002 yılında serinin ilk filmi gösterime girdiğinde nasıl bir film diyerek, oyununu hiç oynamamış ve dolayısıyla konusunu hiç bilmeden izlediğim filme hayran kalmam 100 dakikamı aldı :) Baştan sona merak uyandıran filmi daha sonra defalarca kez izledim. 

Film tahmin edilenden de çok tutuldu ve başarısı devam filmleriyle, fan klüpleriyle ve bir çok fan filmi ile devam etti...

Çarşamba, Eylül 12, 2012 | By: Unknown

Ölmeden Önce Okunması Gereken Kitaplar

Kitap okuma toplumumuzun alışkanlıkları arasında yeterli olmayanların başında geliyor. Her şeyi yapmayı bilen toplumumuz nedense kitap okumak da biraz çekingen davranıyor. Üniversite bitirip eline ders kitabı dışında kitap almamış tanıdıklarım var. Bu üzücü bir şey elbette ki! Bu nedenle insanların okuyunca hoşlarına gidecek kitaplardan bir seri paylaşayım dedim. Bu kitaplardan kaç tane paylaşırım bilmiyorum ama etiketlerden takip edilebilir. (Okunması Gereken Kitaplar Etiketi)

İnsan hayatında okumak güzel bir eylem olarak yer alıyor. Bunu okumayı öğrendiğimiz andan itibaren uygulayabiliriz. Önce kocaman puntolarla yazılmış bol resimli hikaye kitapları ilgimizi çeker. Aslında hikaye çok basittir ufaktır ama etkisi ve görselliği, çocuk zihniyle buluştuğu anda büyük bir dünyaya dönüşür. Çocuk o dünya içinde hayaller kurar, zora düşen hikaye kahramanını kurtarmaya çalışırız. Basit ama güzel hikayelerdir unutulmaz olurlar. Okuduğum yüzlerce kitabın bir çoğunu unutmuşumdur aslında ama çocukken okuduğum Alık ile Balık ve daha bir çok hikayeyi aynen hatırlıyorum.

Büyüdükçe hayal dünyası gelişir, okuma alışkanlığı gelişir ve ilk başlarda dev bir yapı olan romanlar okunmaya başlanır. İlk okuduğum roman olan Simyacı'yı da unutamıyorum mesela. 

Ama bazı eserler vardır onların unutulması zaten imkansızdır. Bir çoğu filme çevrilmiştir. Bunların bir kısmı da kitabın verdiği lezzete yaklaşmıştır. Ancak büyük kısmı o müthiş lezzete yaklaşamamıştır bile.

Bundan sonra düzenli olarak paylaşacağım kitaplardan ilki tabi ki benim favorim Yüzüklerin Efendisi serisi...


Perşembe, Eylül 06, 2012 | By: Unknown

Ekonomimiz

Ekonomi eğitim kökenli biri olarak hiç bu konuda yazı yazmadığımı fark ettim. Eğitimini İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde yapmış biri olarak ekonominin insan yaşamına, ticaretin başladığı ilk zamandan bu yana yaptığı etkileri açıkça görebiliyorum. Elbette insanın yaşam sürecine her şey etki edecektir. Ancak ekonomi sosyal yaşamı dahi çok fazla etkileyen statüleri belirleyen, ülkelerin yıkılmasına sebep olan, savaşlara, yıkımlara, rejim değişikliklerine, ihtilallere, sömürgeleşmeye ...vs daha bir çok şeye neden olmaktadır.

Çok bilinen bir kavramdır "Homo Economicus". Bu demektir ki insan ekonomik hayatında kendisine en çok faydayı sağlayacak bileşimi tercih eder. Yani bir kişi para harcarken bunu kendisine maksimum faydayı sağlayacak şekilde davranır. Peki bu insanlar için ne kadar doğru? Birey için kolay bir süreçtir. Çalışırsın, parayı kazanırsın ve harcarsın! Bu kadar basittir. Ay sonunda alırsın eline kalem-kağıt ve başlarsın kazandığın parayı nerelere harcadığını en fazla 10-20 TL'lik oynama ile hesabını tamamlarsın...

İş makro göstergelere geldiğinde ise süreç biraz daha karışıktır. Çünkü artık hesaplama yapılırken bir kişi veya bir ailenin ekonomik verileri değil milyonlarca insanı hesaba katan bir değerlendirmedir ve bir kalem hatası bile binlerce, milyonlarca TL'lik hataya yol açabilir.

Türkiye'nin diğer ülkelerle kıyaslamalarının yer aldığı bir yazı yazmış ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez. Kendi blogundan yayınladığı yazıyı sizlerle paylaşmak istedim bu arada ekonomik verilere nerelerden ulaşacağını bilmeyenler için yazının sonuna bir link zinciri ekleyeceğim. (NOT: Mahfi Eğilmez, blogunda yazılarını kaynak vererek yayınlayabileceğimizi belirtmiş buna dayanarak yazıyı burada paylaşıyorum.)

Perşembe, Ağustos 23, 2012 | By: Unknown

Bu Oyunlarla Büyüdük...



Günümüz teknolojisi akıl almaz bir hızla ilerlemeye devam ediyor.
Geçtiğimiz yüz yılda yaşanan toplam gelişme son 10 yıllık gelişmenin yakınından bile geçemez herhalde.
Şöyle bir düşünün, 10 yılda ne kadar çok yeni teknoloji ile tanıştık. Bilgisayarların ve iletişim sektörünün gelişmesi bilgi paylaşımını ve teknolojideki ilerlemeyi sağladı diye düşünüyorum. Tarihi gelişim içerisinde icat edilen bir aletin başka bir devlet tarafından kullanılması aylar, yıllar sürerken artık dünyanın bir ucunda bulunan bir icat 10-15 gün içinde dünyanın her yerinde bulunur hale geliyor.

Peki çocukluğumuzda oynadığımız oyunlar için ne denilebilir.
Nedense bu anlamda nostalji çok hoşuma gidiyor. Çocukluk yıllarımı hatırlıyorum ve bugünün çocukları için çok ama çok üzülüyorum. Benim çocukluğum 90'lı yıllarda geçti ve bence gerçek anlamda eğlenerek, çocuk gibi büyüyen son nesil bizim neslimizdi. Bizler atari, tetris gibi dönemin yüksek teknolojileri ile oyunlar oynasak da sokak oyunlarının, tadını verebilecek bir oyunun halen var olmadığı kanısındayım. Şimdi ise artık bilgisayar başından kalkmayan ( sadece oyun oynayanları kastediyorum, yoksa bilgiye ulaşma amaçlı bilgisayar kullanımı elbette güzel bir şey) çocuklar, geleceğin asosyal toplumunun temelini atabilir. 


Bilgisayar ülkemize 70'li yılların sonunda ve hatta gerçek anlamda 80'li yıllarda girdi. Tabi ki 64kb'lık PC'ler nasıl bir bilgisayar deneyimi sundu bilemiyorum. İnternetin hayatımıza girmesi biraz daha uzun bir süreç oldu. Benim çocukluğumda atari ile başlayan oyun oynama süreci elbette pc ile devam etti. Artık günümüzde PES (Pro Evolution Soccer), FIFA gibi seriler görüntü kalitesi üst düzey, yapay zekası çok iyi işleyen oyunlar çıkarsa da gerçekten FIFA 99, Tsubasa, Pele's Soccer gibi oyunların verdiği o zevki veriyor mu bilemiyorum...

 Şimdi paylaşacaklarım bizleri yıllar yıllar öncesine götürecek...


Perşembe, Ağustos 16, 2012 | By: Unknown

İstanbul Alınamayabilirdi!


Şüphesiz İstanbul'un fethi tarihimizin en önemli olaylarından birisi... Gerek Fatih Sultan Mehmet'in gerekse o dönemde yarattığı bir çok kahramanın üst düzey çabaları, akıl oyunları, dönemin kullanılan yeni teknolojileri ve tabi akıllardan çıkmayan "gemileri karadan yürütme fikri"... Bunların tamamı şu an konuşulmuyor ya da farklı şekillerde gelişiyor olabilirdi... Bu iddia ünlü tarihçi Murat Bardakçı'ya ait. Habertürk gazetesinde çıkan 16.08.2012 tarihli yazısında değindiği bu konu dikkatimi çekti bende paylaşmak istedim... Ya İstanbul alınmamış olsaydı?





Bu nikâh kıyılsaydı İstanbul büyük ihtimalle asla fethedilemeyecekti!



Pazartesi, Ağustos 13, 2012 | By: Unknown

Android Tabletler İçin 3G Modem Ayarları

Bu blogda kendi işime yarayan şeyleri yazacağımı hep söylemiştim...

İnternet dünyasında sıklıkla gördüğüm sıkıntılardan, kendiminde yaşadığı bir sıkıntı olan Android Tablet Pc'ler için 3G modem ayarları nasıl yapılır cevabını vermeye çalışacağım...

Umarım işinize yarar...




TURKCELL
1) Öncelikle Turkcell VINN modemi bir bilgisayara bağlayarak şifresini kaldırınız. (Ayarlar bölümündeki PIN işlemlerinden)

2) USB aparatı ile Turkcell VINN’ı bağlayınız.

3) Ayarlar bölümünden Kablosuz Ağlar’a giriniz. Kablosuz ağ açık ise kablosuz ağı kapalı hale getiriniz. 

4) Mobil Ağlar’a tıklayınız, Erişim Noktası Adları’na tıklayınız.

5) Ekran boş ise, menü tuşuna basınız. Yeni APN işlemi yapınız.

6) Erişim Noktası Düzenleme ekranına "Turkcell" giriniz.

7) APN bölümüne "MGB" yazınız
8) MCC bölümüne "286" yazınız
9) MNC bölümüne "01" yazınız
10 APN Türü bölümüne "default,Supl" yazınız

11) Menü tuşuna basarak kaydediniz.

AVEA
1) Öncelikle Avea JET modemi bir bilgisayara bağlayarak şifresini kaldırınız. (Ayarlar bölümündeki PIN işlemlerinden)

2) USB aparatı ile Avea JET’i bağlayınız.

3) Ayarlar bölümünden Kablosuz Ağlar’a giriniz. Kablosuz ağ açık ise kablosuz ağı kapalı hale getiriniz. 

4) Mobil Ağlar’a tıklayınız, Erişim Noktası Adları’na tıklayınız.

5) Erişim Noktası Düzenleme ekranında en üstte Ad bölümüne "avea" yazınız

6) APN bölümüne Avea JET için "internet" yazınız.

7) MCC bölümüne "286" yazınız
8) MNC bölümüne "03" yazınız
9) APN Türü bölümüne "default,Supl" yazınız

10) Menü tuşuna basarak kaydediniz.

VODAFONE
1) Öncelikle Vodafone modemi bir bilgisayara bağlayarak şifresini kaldırınız. (Ayarlar bölümündeki PIN işlemlerinden)

2) USB aparatı ile Vodafone modem’i bağlayınız.

3) Ayarlar bölümünden Kablosuz Ağlar’a giriniz. Kablosuz ağ açık ise kablosuz ağı kapalı hale getiriniz. 

4) Mobil Ağlar’a tıklayınız, Erişim Noktası Adları’na tıklayınız.

5) Erişim Noktası Düzenleme ekranında en üstte Ad bölümüne "Vodafone TR" yazınız

6) APN bölümüne Vodafone modem için "internet" yazınız.

7) Kullanıcı Adı bölümüne "vodafone" yazınız.
8) Şifre bölümüne "internet" yazınız.

9) MCC bölümüne "286" yazınız
10) MNC bölümüne "02" yazınız
11 APN Türü bölümüne "default,Supl" yazınız

12) Menü tuşuna basarak kaydediniz.
Çarşamba, Temmuz 25, 2012 | By: Unknown

Duymadınız mı? O kadar mı kalındı duvarlar? Sizi bizden ayıran?



Aslında çok uzun zamandır var olan ancak son yıllarda dikkatimizi biraz basının ilgisi, biraz bilinçlenme ve sanırım biraz da eğitim sayesinde göz önüne gelen çok büyük bir problemimiz var. Bugünlerde televizyonlar ve gazetelerde sıklıkla karşımıza çıkar oldu: Kadına Şiddet(!)

Şiddet kelimesi içeriği bakımından hiç bir insana karşı yapılmaması gereken bir şey ve hatta sadece insana da değil, hayvana, bitkiye, evdeki eşyaya ve doğaya... Şiddet hiç bir şekilde kabul edilemez bir olgu. Ancak sırf bir cinsin fiziki gücünün daha az olması, erkek egemen bir toplumun baskıcı dayatmaları, belki de en ağır yükleri çekseler de sesleri çıkmayan kadınlara uygulanan şiddet apayrı bir yerde. 

Üzülerek de olsa şimdiye kadar hiç bir kitabını okuyamadığım Elif Şafak'ın, Habertürk gazetesinde yazdığı yazı gözüme ilişti geçenlerde. Okudum, okudukça daha da etkilendim. Açıkçası yazıyı okudukça bu konudaki farkındalığım arttı sanki. Gece'ydi yazının başlığı ve bir kızın ağzından yazılmıştı. Babasının, annesine uyguladığı sürekli şiddeti ve sonucunda ki hazin olayı anlatmış yazısında Elif Şafak. 

Çok yorum yapılacak bir konu değil. Bu böyle devam mı eder yoksa eğitim, kanunlar veya herhangi bir yolla önüne geçilebilir mi bilmiyorum (!) Ama devam etmemesi gerektiğini biliyorum...
Elif Şafak'ın yazdığı yazıyı noktasına dokunmadan yayınlamak istiyorum...


THE DARK KNIGHT RISES (2012) (Christian Bale, Morgan Freeman, Anne Hathaway)

20 Temmuz'da dünyada bir çok ülkede giren Batman üçlemesinin son filmi "The Dark Night Rises" ya da Türkçe adıyla "Kara Şövalye Yükseliyor" ülkemizde 27 Temmuz'da gösterime girecek. Warner Bros firmasının yapımcılığını üstlendiği seri ilk iki filmle dünya çapında bir şöhrete ulaşmış ve başta IMDB olmak üzere pek çok rating oylamasında üst sıraları zorlamıştı. Christian Bale'i Batman rolünde izlediğimiz seri de bir çok ünlü oyuncu da yer aldı. Anne Hattaway, Morgan Freeman, Gerry Holdman, J. Gordon Levitt, Michael Caine ve serinin ikinci filmi olan "The Dark Night" filminde performansıyla izleyen herkesi büyüleyen ancak hayata gözlerini erken yuman, "Joker" karakterini canlandıran Heath Ledger(!) Maalesef son filmde göremeyeceğimiz bir karakter.


Bu Blogda Ara