Cuma, Mayıs 04, 2012 | By: VOLKAN YÜCEL

İki Cami Arasında Aşk - Mürvet Sarıyıldız

İKİ CAMİ ARASINDA AŞK
Mürvet Sarıyıldız
Mola Yayınları
Kanuni Sultan Süleyman ve çok sevdiği Hürrem'in kızlarına Valide Sultan doğduğunda Ay ve Güneş anlamına gelen Mihrimah ismini vermiştir. Kendi isteğiyle devşirme olarak Osmanlı topraklarına gelen ve mimari yetenekleriyle dikkat çekmekte olan 50'li yaşlarındaki Sinan, Sultan Süleyman'ın bir seferi sırasında karşılaşırlar. Mihrimah henüz çok gençtir ve Sinan 50'li yaşlarındadır ve üstelik evlidir. Ama seferden dönene kadar Sinan'ın aklı Mihrimahtadır.




Çıkılan sefer zaferle sonuçlansa da dönüşte yılın o döneminde çok hızlı akıntının olduğu Prut nehri kıyısında kalan Osmanlı ordusu evine dönebilmek için nehri geçmenin yollarını aramaktadır. Baş mimar gece gündüz çalışsa bile köprü belli bir ilerleme göstermeden yıkılır. Sinan, ordu Prut nehri kıyısında beklerken yürüyüşe çıktığı bir akşam onu görmüştür. Güzeller güzeli kızı. Kim olduğunu bilmesede kendinden yaşça çok küçük olan kızdan aklını alamaz. Bir gün onun Sultan'ın kızı olduğu gerçeğiyle yüz yüze gelir ve onun gözüne girebilmek için bir gece sabaha kadar düşünen Sinan nehirden geçilecek köprünün nasıl yapılacağını öğrenir. 

Bu arada seferi galibiyetle bitiren ordu nehir kıyısında kaldıkça arkasından gelecek bir saldırıda nehirin önünde çok savunmasız kalacağını bilen paşalar erzaklar azalıp, askerin sabrı tükenirken bir an önce karşıya geçmeleri gerektiğini bilmektedirler. Sultan Süleyman, çılgın gibi gördüğü Sinan'a inanmasa da 13 günde tamamlamaya söz verdiği köprü için çalışmalara başlamasına izin verir. Sinan çalışmalara başlar ve söz verdiği gibi köprüyü tamamlar. Şehre dönerler ve Sinan'ın aklı hala Mihrimah'tadır. 

Karısı ile arası bozulan Sinan karısını üzmek istemese de kendine engel olamamaktadır. Günlerden bir gün Sultan'dan kızı Mihrimah ile evlenmek izin ister ancak sonuç bellidir. Umutlarını söndüren haberle birlikte ret cevabı da gelir. Hürrem kızının bir paşa ile evlenmesini istemektedir. Tabi ki bunun arkasında politik nedenlerde vardır. Akıllıca haraket etmek isteyen Hürrem, kızının Sinan'la evlenmesine izin vermemesi için Süleyman'ı ikna eder. 

Kendini sanata ve mimariye veren Sinan'ın sırrını çok sonraları o öldüğünde anlarlar. Mihrimah, Sinan öldükten sonra öyle bir şey fark eder ki... Kendisini Sinan'ın yaptığı Mihrimah camisinde tamda doğum gününde o sürprizle karşı karşıya bulan Mihrimah ne yapacağını şaşırır. 

Üsküdar Mihrimah Cami
Sinan biri Edirnekapı diğeri Üsküdar'da yaptığı iki cami eşsiz bir özelliğe sahiptir. 21 Mart günü doğan Mihrimah'ın, bir caminin iki minaresi arasında ay doğarken, diğerinde güneş batar. Mihrimah isminin "güneş" ve "ay" anlamına geldiğini bilen Sinan'ın yaptığı bu eserlerin bir eşi halen dünya da yoktur. Belki Mihrimah'a hayattayken anlatamadığı aşkını böylece anlatmıştır Sinan... 
Edirneakapı Mihrimah Cami

Kitabı okurken tarihi ve aslında Muhteşem Yüzyıl dizisi yüzünden popüler olan Sultan Süleyman'ı değil de yine onun döneminin önemli isimlerinden olan Mimar Sinan'ı ön planda görmek çok keyifliydi. Yazar kitabı çok iyi kurgulamış ve benim neden olduğunu anlamadığım bir şekilde kitabın sadece bir sayfasına yazılmış. Kitabı ilk açtığınızdan itibaren sol sayfalarda ayın ve güneşin hareketi yavaşça ve kitap boyunca görsel şekilde anlatılırken. Sinan'ın Mihrimah'a olan aşkı kitabın sadece sağ tarafındaki sayfalar kullanılarak anlatılmış. Tarihimizi çok fazla okumayı sevmeyen bir toplum olsak ta bu kitabı okuyanların beğeneceğini tahmin ediyorum. 


KİTABA VERDİĞİM NOT: 7/10




0 yorum:

Yorum Gönder

Bu Blogda Ara