Cumartesi, Haziran 02, 2012 | By: Mustafa Işık

Göçebe Hayatlar...

         

Yörük ismini duyarız ama kimdir bunlar..? Geçmişten olmasa da günümüzde nasıldırlar..?
Biraz bakalım isterseniz Yörüklere..




Türkiye'de, Osmanlı döneminde 19. yüzyıldan sonra aşayiş ve devlet otoritesinin temini için mecburi iskan ettirilerek göçebe yaşam tarzından vazgeçirtilen gruplar da kendilerini "Yörük Türkmenler" olarak tanımlarlar. 17. yüzyıldan önce yerleşik hayata geçenler ise kendilerini "Manav Türkmenler" olarak tanımlarlar.
Aslında Türkiye'nin nüfusunun oldukça büyük bir bölümü köken olarak Yörük-Türkmen'dir (Tüm Ege ve Akdeniz, İç Anadolu'nun Güney şehirleri ve Batı Karadeniz ile Güney Marmaragibi), fakat Türklerin Anadolu'ya göçüyle yerleşik hayata geçen Oğuz Türkleri "Türkmen" adıyla kalmış, göçebe kalanlar ise Yörük adıyla anılmışlardır.
Bu yörükler de yavaş yavaş yerleşik hayat tarzına geçtikleri için, günümüzde özellikle Toroslar'da göçebe Yörükler kalmıştır. Ancak göçebe yörüklere (fazla olmasa da) Türkiye'nin pek çok bölgesinde rastlanmaktadır. Günümüzde yörüklerin büyük bölümü ise tam yerleşik yaşam biçimine geçmişlerdir. Ancak panayır, keşkek, kıl çadırı, kilim, hasır ve deve güreşleri gibi bazı göçebe alışkanlıklarını halen devam ettirirler. Antalya'nın Kumluca ilçesinde tarım ve seracılık şenliklerinde temsili yörük göçü ve gelnekleri sergilenmektedir.
Osmanlı devletinin zorunlu iskan politikaları sebebiyle yerlerinden yurtların edilen Avşar, Yörük, Türkmen tayfası bu duruma sessiz kalmamış, Dadaloğlu ve Karacaoğlan şiirlerinde ve ağıtlarında buna karşı çıkmış ve günümüze ulaşan "ferman padişahınsa dağlar bizimdir" deyimini söylemişlerdir.

0 yorum:

Yorum Gönder

Bu Blogda Ara